Create a free blog, web site, photo album, guestbook, earn money, share things with your friends!
Login | Sign Up 
Hayat'ın sitesine hoş geldiniz!

Bugün Marmara ya açıldım..

Marmara, düşünceler, nadas, sessiz, özgür


Bugün Denize açıldım Marmara’da ,balıkçılık  oynadık sabahın ilk ışıklarında ,gün ağardıkça binalar çıktı ortaya ,şöyle bir baktım. Uzaktan sahile binalar yoldan geçen arabalar belli belirsiz ışıldamaya başlamıştı doğan güneş’in ışıklarıyla,kuytu yerlerdeki cadde ışıklarının belli belirsiz  sönmediğini fark ettim. Güneş yükseldikçe bağrımda kenetlediğim ellerim çözüldü.Yine de rüzgar üşüten cinstendi. Düz akşamın  sabahlamasının ardından böyle  denize açılmakta nerden çıkmıştı şimdi. Neyse dedim kendi kendime  uyduk imama  diye söylendim. Uykusuzluğun, yorgunluğun ardından böyle deniz fantazisine ne gerek vardı diye düşünürken  kadim dostumun sesiyle irkilip döndüm. Geldi dedi hey maşallah tamam dedim torik tuttu herhalde  10 santimlik istavrit herhalde gözüme benimde torik gibi göründü o an  balık bahane, sahili  ve ufku seyre alıp  düşünceleri nadasa bırakmışım sanki boş boş bakıyorum çevreye,uzaklardan çarşaf gibi görünen deniz nasılda kabarıkmış meğerse  12 metrelik tekne zaman  zaman  yatıyor kalkıyor.


 


Sahildeki evlere daldı gözüm orada yaşayan insanlar, okul çağında çocuklar, gençler yaşlılar yani insanlar o evlerin içinde, sonra  gözüm oturduğum bölgeye doğru  çevrildi  belli belirsiz binaların pencereleri ufacık ve ben o pencerelerden birinin ardında yazıyorum çiziyorum,okuyorum,dinleniyorum diye düşündüm. Sanki  bütün sorumluluklardan uzak  sessiz özgür bir ortamın kısa bir sürede olsa   ruhen gereksinim olduğunu düşündüm. Sabah 06 ile 09 saatleri arasındaki o 3 saat gibi kısa süre bana hiç bitmeyecekmiş gibi geldi.


    


Denizin ortasında  uzaklarda bir yerde  iki sivri akıllı, bir an kendimi  Dünyadan kopmuş hissine kapılıp evi telefonla arayıp yerimi tarif ettim. Uzaktan  bir tekne gördüğünü  çocuk  söyleyince  rahatladım. Sanki göremiyorum dese iptal olacağız  hissi mi ne ! Zaten bizden başka da akıllı yoktu denizde ..Evet  Dünyadan kopmamıştım. Bizim çocuk vay canına  Ne zaman kalktın ne zaman gittin ne zaman açıldınız . Diye serzenişte bulunup ekmek ve gazete talep edince tamam dedim . Dünya ile bağlantı kurulmuştur. Haydi kanki dönelim. Ne o dedi kanki  daha karpuz keseceğdik… Hadi  yeter bu kadar dedim . Dönüş başladı Güneş yükseliyordu ben bir yandan  olta takımlarını toplarken kanki  yol almaya başlamıştı bile sahil gittikçe yaklaşıyordu. Yaklaştıkça  yoldan geçen arabaların sesleri bile gelmeye başlamıştı  ve  sonra sahilde sabah sporu yapan insanlar  görünmeye başladı. Karasal  yaşama doğru yolculuk  bittiğinde bir bardak çaydan başka bir şey düşünmüyordum. Yazdığım şu sıralarda yine pencereden  denize bakıyorum,deniz boş ve sakin çarşaf gibi…



Date: 24 May 2008, Saturday
Comments (0) | Add Comment



Comments (0)

Add a new comment:
Name:
E-Mail:
Your website (if you have):
Your Message:
Security Code: