Bir kalemde silinmek ve SİLMEK.!
Alışkanlık
İnsan yaşamında bazı alışkanlıklar kazanır iyi ya da kötü bunlar öyle bir siner ki insanın yaşamına yanlışlarını fark etse de ben buyum diyerek değiştirme yoluna gitmez. Kendisinin doğrusu ile yanlışı ile bir yere oturtmuştur artık .. Bu tutucu bir davranış gibi görünse de aslında bu kişi boş durmaz çağın gerektirdiği birçok yeniliğe ayak uydurur ve sürdürdüğü yaşamın da yine de bu huyunu su yüzüne çıkarmadan duramaz.
Okumak ve yazma ihtiyacı yanında okunmak ve yazılmakta bazılarına nasip olur. Hasbelkader bu süreç içinde kendimizi blog dünyası nda bulmuşuzdur. Yazarız çizeriz resimleriz esas olan anafikir etrafı süslenir de süslenir. yazılar ve yorumlar kişiye göre öyle değişiklik gösterir ki bunların adeta bir araya gelmesi imkansız sanırsınız sanki bir gök taşının dünya’ya çarpma olasılığı gibi bir şey.
Fakat blog dünyasının sihri işte tam bu nokta da başlar. Farklı görüşten insanlar yazı ve yorumlarıyla bu nokta da karşı karşıya kalır hatta tartışıp hesaplaşırlar bile, olması zor bir unsur blog dünyası sayesinde ortaya çıkıverir ve sonra bu da benimsenir .Tartıştığınız insanların yazılarını bile okur yorumlar yaparsınız bu bazen tatmin, bazen taşlama, bazen takdir bile olabilir.
Bu platformlar özgür oldukça varlıklarını sürdürebilirler. Eğer birilerinin liderliği ve finansmanı ile blog hayatınızı devam etiriyorsanız sırtınızda aynı zamanda taşıması zor bir yük taşıyorsunuz demektir.
Bende üç beş sitede yazdıktan sonra kardeşimin tavsiyesi ile bir blog dünyasına yani Hürriyet Matbaacılık a.ş ye ait altmedyası “Onpunto Yenimedya “ da yazmaya başladım. Yazdık, çizdik arkadaşlar edindik , dostluklar kuruldu. Sonra birden bire bir günah keçisi ortaya yem olarak atılarak yani biz yapmadık o yaptı mantığı ile.. Hemde hiç haber vermeden mesaj bile çekmeden bir açıklama yapmadan tabi bu durum yani tutum ve davranış Onpunto ya gönül vermiş hatta ömrün kıymetli saatlerini ve günlerini vermiş yazan arkadaşlara tokat gibi geldi. Yani ”KÖLE MANTIĞI” “BOŞOL BOŞOL BOŞOL” diyen örümcek kafalar gibi
Şimdi işin altında şunu aramadan geçemiyorum. Çok basit bir detay fakat sizinle paylaşmadan edemeyeceğim. Acaba diyorum? PROFESYONEL BİR EDİTÖRÜN yazdığı yazıya yapılan az yorum sayısı ya da hakaret içeren bir yorum bu duruma yol açabilir mi? AÇABİLİR….
Acaba diyorum Hürriyetin iktidara yaklaşımı konusunda bir değişiklik olabilir mi? Ve bunu blog yazarlarına yansıtma durumu direk olarak olamayacağından endirek olarak kapama yoluna gidilebilir mi? GİDİLEBİLİR…
Şunu da bir soru olarak ortaya atıyorum Acaba diyorum Türbanından tutunda Ergenekon’una kadar iktidardan tutun da muhalafetine kadar yazılan yazılar dolayısı ile biraz da hakaret içeren yazılar olabilir mi? OLABİLİR.
Peki son olarak Ulu önder “ ATATÜRK” Yazıları yazan ve bugünle o dönemi mukayese eden ve eleştiren arkadaşların yazıları birilerini rahatsız eder de Hürriyet bundan baskı görmüş olabilir mi? MAALESEF OLABİLİR. Bunun başka bir tanımı yok Hürriyet bünyesinde muhtemelen kurulacak bir blog servisini katılmadan fakat dikkatle takip edeceğim. Yazanından yorumlayanına kadar.
Bu İnternet ve blog Dünyasında bir skandaldır. Üç beş kuruşun hesabını yapan medya patronları ve onun blog dünyasındaki uzantıları karizmasını yerle bir etmekle kalmamış. Sermaye ve kaynak olarak kendinden fersah fersah küçük olan fakat aslanlar gibi dik duran blog dünyasının ayakları altında paspas olmuşlardır.
Güç kimde ise ben onun yanındayım diyen arkadaşlara diyecek bir sözüm yok. Birileri çıkıp açıklama yapmadığı sürece bu kara lekeyi Hürriyet taşımaya devam edecektir. Zira sözleşme şartlarında denmiyor mu “ Hakaret içeren sözler sahibini bağlr diye..!! “ Bir yerde bir yanlışlık var.
Comments (2) | Add Comment

Skandallar rutinimiz oldu,yanlışlar doğruları bastırırken ben çocuğuma hayat doğrularını öğretmeye devam ediyorum..Kanıksadık herşeyi ,tepki vermeyi bile unuttuk.Sanırım en vahimi de bu!OP nefes aldığım tek yerdi,terapi merkezimdi,ikinci ailemdi ihaneti ve sırtımdan hançerlendiğim,kendimi ti'ye aldığım.Özgür bir platform olduğuna hep inanmak inandım son ana dek.Kendimizi hep kandırmazmıyız? Buyur Pollyanna işte:(
(24/07/2008 11:18)
Wind aslında fazla da büyütmemek gerek zira, sadece oluşturulan hava ve arkadaşlıklar aranıyor o kadar herbiri bir yerde..olsun blog dünyası geçiş dönemi yaşıyor.yarın ne olacağı meçhul. Sonunda herkes kendine bir site açacak,kendimiz çalıp kendimiz oynayacağız galiba..Sanal dünya da duygusallığa yer olmadığını öğrenmiş olduk.:(
(27/07/2008 02:16)